Proje Mimari © 2025. Tüm hakları saklıdır.

Proje Mimarı

164 Firmaya Mimarlık Unvanı İçin Suç Duyurusu

TMMOB Mimarlar Odası Trabzon Şubesi, meslek alanının ve unvanının korunmasına yönelik tarihi bir adım atarak, şirket unvanında “mimarlık” kelimesini kullanan ancak ortakları arasında mimar bulunmayan tam 164 firma hakkında yasal süreç başlattığını duyurdu. Bu gelişme, Türkiye genelindeki meslek odaları ve ticaret dünyası için emsal teşkil edebilecek nitelikte. Trabzon'da çok sayıda iş insanının konuyla ilgili ifadeye çağrıldığı öğrenilirken, süreç hem firmaları hem de meslek odalarını karşı karşıya getirdi.

 

Trabzon’da 164 Firmaya Yönelik Şok Eden Mimarlık Davası

TMMOB Mimarlar Odası Trabzon Şubesi, meslek alanının ve unvanının korunmasına yönelik tarihi bir adım atarak, şirket unvanında “mimarlık” kelimesini kullanan ancak ortakları arasında mimar bulunmayan tam 164 firma hakkında yasal süreç başlattığını duyurdu. Bu gelişme, Türkiye genelindeki meslek odaları ve ticaret dünyası için emsal teşkil edebilecek nitelikte. Trabzon’da çok sayıda iş insanının konuyla ilgili ifadeye çağrıldığı öğrenilirken, süreç hem firmaları hem de meslek odalarını karşı karşıya getirdi.

Bu hukuki müdahale, sadece bir unvan kullanımının ötesinde, mimarlık mesleğinin saygınlığının, yetkinliğinin ve kamu nezdindeki güvenilirliğinin korunması amacını taşıyor. Oda yönetimi, bu durumun haksız rekabete yol açtığını ve tüketicinin yanıltıldığını savunuyor.

Modern bir mimarlık ofisinin iç mekanını gösteren bir görsel.
Mimarlar Odası, mimarlık unvanının sadece yetkin kişiler tarafından kullanılmasını hedefliyor.

Yasal Sürecin Başlangıcı ve Mimarlık Unvanı Sorunu

Mimarlar Odası Trabzon Şubesi tarafından yapılan titiz bir çalışma sonucunda, 2025 yılının Nisan ayından itibaren bölgede faaliyet gösteren ve ticari unvanlarında “Mimarlık” ifadesine yer veren şirketler mercek altına alındı. İncelemeler neticesinde, bu şirketlerden 164 tanesinin ortaklık yapısında 3458 sayılı Mimarlık ve Mühendislik Kanunu’na göre yetkili ve odaya kayıtlı bir mimarın bulunmadığı tespit edildi. Bu tespit, yasal sürecin fitilini ateşleyen ilk kıvılcım oldu.

Oda, yasal yollara başvurmadan önce iyi niyet göstererek ilgili 164 firmaya resmi birer yazı gönderdi. Bu yazıda, mevcut durumun yasalara aykırı olduğu net bir dille ifade edildi. Firmalara iki seçenek sunuldu: Ya şirket unvanlarından “Mimarlık” kelimesini çıkarmaları ya da yasalara uygun şekilde ortaklık yapılarına bir mimarı dahil etmeleri. Bu taleplerin yerine getirilmesi için firmalara bir aylık bir süre tanındı ve bu süre zarfında adım atılmaması durumunda hukuki yollara başvurulacağı ihtar edildi. Verilen sürenin sonunda talebi yerine getirmeyen firmalar hakkında ise Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.

Konu hakkında daha fazla bilgi almak için benzer hukuki süreçler sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Firmaların Tepkisi ve Mimarlık Sektöründeki Savunmaları

İfadeye çağrılan iş insanları ise durumun kendileri için beklenmedik olduğunu ve Türkiye’de ilk defa böyle bir uygulama ile karşılaştıklarını iddia ediyorlar. Bir iş insanı savunmasını şu sözlerle dile getirdi: “Türkiye’de şirketler, Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilen Ticaret ve Sanayi Odaları aracılığıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na uygun şekilde kuruluyor. Bir şirket, gelecekte potansiyel olarak girmeyi planladığı faaliyet alanlarını düşünerek unvanına inşaat, turizm, hastane veya mimarlık gibi ibareler ekleyebiliyor. Bu, fiilen o hizmeti verdiğimiz anlamına gelmez. Ancak özel kanunlar gereği, fiili olarak bir proje çizimi veya şantiye şefliği gibi mimarlık hizmeti vermeye başladığımızda, zaten yetkin bir mimar ya da mühendis ile çalışmak veya görevlendirmek zorundayız.” Bu savunma, ticaret hukuku ile meslek yasaları arasındaki potansiyel yorum farkını gözler önüne seriyor.

Mimarlık projeleri ve yasal süreçler hakkında bir görsel.
Firmaların unvan kullanımı ve fiili hizmet sunumu arasındaki fark, hukuki tartışmanın merkezinde yer alıyor.

Ticaret Odası ve Bakanlık Görüşü: Mimarlık Hizmeti Karmaşası

Konunun bir diğer tarafı olan Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) ise durumu netleştirmek amacıyla Ticaret Bakanlığı’ndan resmi görüş talep etti. TTSO Genel Sekreteri Ali Rıza Kul, Bakanlıktan gelen görüşü özetleyerek, “Bakanlık görüşünde özetle, ‘Eğer bir firma fiilen mimarlık faaliyeti yürütüyorsa, Mimarlar Odası’ndan büro tescil belgesi almak zorundadır. Ancak unvanında bu kelime geçmesine rağmen herhangi bir mimarlık hizmeti sunmuyorsa, bu belgeyi almasına gerek yoktur’ denildi.” şeklinde konuştu. Bu görüş, firmaların savunmasını bir ölçüde destekler nitelikte olsa da, Mimarlar Odası’nın temel itiraz noktasını tam olarak karşılamıyor. Çünkü Oda, hizmet verilip verilmemesinden bağımsız olarak, unvanın kendisinin bir beyan olduğunu ve haksız bir avantaj yarattığını savunuyor.

Mimarlar Odası’nın Hukuki Mücadelesi ve Mimarlık Mesleğinin Korunması

Mimarlar Odası Trabzon Şube Başkanı Gürol Ustaömeroğlu, başlattıkları yasal süreci kararlılıkla savundu. Ustaömeroğlu, durumu çarpıcı bir örnekle açıkladı: “Nasıl ki doktor olmayan bir kişi bir sağlık kliniği açıp ismine ‘doktor’ unvanını ekleyemez, muayene hizmeti veremezse, bu da tıpkı öyle bir durumdur. Mimar olmayan kişilerin şirket isimlerine mimarlık ibaresini eklemesi, hem mesleğimize hem de kamuya karşı bir yanıltmadır.”

Sürecin işleyişi hakkında da bilgi veren Başkan, “İlgili 164 firmaya durumu bildiren ve bir ay içinde düzeltme yapmalarını talep eden ihtar niteliğinde yazılarımızı gönderdik. Bazı firmalar ciddiye alıp düzeltme yapacaklarını bildirdi, ancak büyük bir kısmı sessiz kaldı. Sürenin dolmasıyla birlikte ciddiye almayanlar hakkında avukatımız aracılığıyla dosyaları hazırlayarak hukuki süreci başlattık. Burada amacımız asla kişi veya kurumları hedef almak değildir. Tek amacımız, hukuka aykırı olarak kullanılan ‘Mimarlık‘ isminin yarattığı haksız durumu ortadan kaldırmaktır. Bu durum bilinçli veya bilinçsiz yapılmış olabilir, sonuçta yasalara aykırıdır.” dedi.

Profesyonel hizmetler hakkında daha fazla bilgi için standartlar sayfamıza göz atın.

Haksız Rekabet ve Mimarlık Unvanının Hukuki Zemini

Bu davanın temelinde yatan en önemli kavramlardan biri “haksız rekabet”tir. Ortakları arasında mimar bulunmayan bir şirketin “mimarlık” unvanını kullanması, yasalara uygun şekilde mimar ortakla kurulmuş ve odaya tescil yaptırmış gerçek mimarlık ofisleri karşısında haksız bir avantaj elde etmesine neden olur. Müşteriler ve kamuoyu, unvanında bu ifade geçen şirketin, bu alanda yetkin ve yasal olarak yetkili olduğunu varsayabilir. Bu durum, hem işini hakkıyla yapan profesyonellerin hak kaybına uğramasına hem de hizmet alacak vatandaşların yanıltılmasına zemin hazırlar.

Oda yönetiminin altını çizdiği bir diğer kritik nokta ise, bir şirketin mimarlık hizmeti verebilmesi için sadece mimar çalıştırmasının yeterli olmadığıdır. İlgili yasa ve yönetmeliklere göre, bir şirketin odaya kayıtlı “Büro Tescil Belgesi” alabilmesi ve dolayısıyla yasal olarak proje üretip altına imza atabilmesi için, mimarın o şirketin ortağı (hissedarı) olması zorunludur. Çalışan bir mimar, şirketin tüzel kişiliği adına imza atamaz. Dolayısıyla, ortakları arasında mimar olmayan bir şirketin mimarlık hizmeti verdiğini iddia etmesi veya bu izlenimi yaratması mümkün değildir.

Adliye binası ve hukuki süreçleri simgeleyen bir görsel.
Hukuki süreçler, meslek standartlarının korunmasında önemli bir rol oynuyor.

Emsal Kararlar ve Mimarlık Alanında Geleceğe Yönelik Adımlar

TMMOB Mimarlar Odası Trabzon Şubesi’nin bu mücadelesi Türkiye’de bir ilk değil. Oda yönetimi, daha önce Türkiye’nin farklı şehirlerindeki şubelerin de benzer davalar açtığını ve bu davaların tamamını kazandığını belirtiyor. Bu emsal kararlar, Trabzon’da başlatılan sürecin de hukuki olarak sağlam bir zemine oturduğunun en büyük göstergesi. Firmalara gönderilen ihtarnamelerde de bu emsal kararlara ve ilgili yasa maddelerine atıfta bulunulduğu ifade edildi.

Bu tür sorunların sürekli olarak yaşanmasının önüne geçmek için daha kalıcı bir çözüm arayışında olan Oda, şirketlerin tescilini yapan Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne de resmi bir yazı yazdı. Yazıda, “Şirketlere unvan verirken, mimarlık veya mühendislik gibi unvanlar için başvuranların, gerçekten bu mesleği icra etmeye yetkili olup olmadıklarını teyit etmek amacıyla ilgili meslek odasından yazı talep edin” denildi. Ancak Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün mevcut mevzuat gereği böyle bir yazı isteyemeyeceklerini belirtmesi, sorunun kaynağında çözümü için mevzuat değişikliği veya kurumlar arası daha güçlü bir koordinasyon gerektiğini ortaya koyuyor. TMMOB, bu konuda gelecekte adımlar atmayı planlıyor. Konuyla ilgili farklı bir bakış açısı için bu haberi de inceleyebilirsiniz.

Sonuç: Mimarlık Mesleğinin Saygınlığı ve Geleceği

Trabzon’da başlayan bu hukuki süreç, basit bir unvan davasının çok ötesinde anlamlar taşıyor. Bu dava, mimarlık mesleğinin kimler tarafından ve hangi koşullar altında icra edilebileceğinin net sınırlarını çizme, mesleğin itibarını koruma ve kamu yararını gözetme mücadelesidir. Sürecin sonunda çıkacak karar ne olursa olsun, bu girişim mimarlık unvanının kullanımına ilişkin farkındalığı artırmış ve hem ticaret dünyası hem de meslek odaları için önemli bir tartışma başlatmıştır. Nihai hedef, firmaları cezalandırmak değil, mimarlık mesleğinin hak ettiği saygınlık ve güven çerçevesinde, sadece yetkin eller tarafından icra edilmesini sağlamaktır.

 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir